Orta Doğu’da yüzyılın en büyük kırılma noktalarından biri yaşanıyor. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı topyekûn saldırıların ardından İran, tarihinin en ağır darbesini alırken, Tahran’dan bölgedeki tüm dengeleri sarsacak bir “intikam ve varoluş” ilanı geldi.
İran siyasi ve askeri hiyerarşisinin kalbi vuruldu. Dini Lider Ali Hamaney, Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı’nın öldürüldüğünün resmileşmesiyle birlikte, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan kameraların karşısına geçerek ulusa seslendi.
Hamaney’in ardından oluşabilecek otorite boşluğunu engellemek adına anayasal süreç hızla işletildi:
Geçici Liderlik Konseyi: Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Yargı Erki Başkanı Ejei ve Ayetullah Arafi’den oluşan konseyin göreve başladığı duyuruldu.
Süreklilik Mesajı: Pezeşkiyan, “Yolumuza devam edeceğiz, sistemimiz ayakta” mesajı vererek ordunun ve halkın moralini yüksek tutmaya çalıştı.
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın konuşması, diplomasi dilinden tamamen uzak ve doğrudan askeri hedeflere yönelikti:
Üsleri Yok Etme Sözü: “Düşmanlarımızın üslerini ve yeteneklerini yok ederek onları umutsuzluğa sürükleyeceğiz.”
Birlik Çağrısı: İran halkına seslenen lider, düşman planlarına karşı tek vücut olunması gerektiğini vurguladı.
İran Kızılayı tarafından paylaşılan veriler, saldırının sivil ve askeri boyuttaki yıkımını gözler önüne seriyor:
Can Kaybı: 201 ölü, 747 yaralı (Sayıların artmasından endişe ediliyor).
Vurulan Bölgeler: Tahran başta olmak üzere stratejik askeri tesisler ve yönetim binaları.
Bölgesel Misilleme: İran; Katar, BAE ve Bahreyn’deki ABD üsleri ile İsrail’deki hedeflere füzelerle karşılık verdi.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi