Herkes Konuşuyor Ama Kimse Dinlemiyor

Yayınlama: 16.03.2026
A+
A-

Günümüz toplumunda konuşan insan sayısı hiç olmadığı kadar fazla. Herkesin her konu hakkında bir fikri, bir yorumu, anlatacak bir hikâyesi var. Sosyal medya paylaşımları, televizyon tartışmaları, ikili sohbetler..Her yerde kelimeler dolaşıyor. Ama tüm bu gürültünün içinde giderek eksilen bir şey var: Dinlemek.

Eskiden sohbet dediğimiz şey karşılıklıydı. İnsanlar konuşurken birbirinin gözünün içine bakar, cümlelerin arasındaki duyguyu anlamaya çalışırdı. Bugün ise çoğu zaman insanlar konuşmayı bekliyor; anlamayı değil. Bir başkası konuşurken zihnimiz çoktan vereceğimiz cevabı hazırlamaya başlıyor. Yani aslında dinlemiyoruz, sadece sıranın bize gelmesini bekliyoruz.

Bir arkadaşımızla derdimizi paylaştığımızda anlaşılmayı ve bize destek olmasını beklerken,ne yazık ki onun söylediği ilk cümle “Benim de başıma buna benzer bir olay gelmişti” oluyor

Özellikle dijital çağ bu alışkanlığı daha fazla pekiştirdi. Sosyal medya platformlarında herkes kendi düşüncesini anlatma derdinde. Yorumlar, paylaşımlar, tartışmalar… Ama çoğu zaman kimse gerçekten karşısındakini anlamaya çalışmıyor. Farklı bir fikir duyulduğunda ilk refleks tartışmak oluyor; o fikrin neden ortaya çıktığını anlamak değil.

Oysa dinlemek, iletişimin en temel ve en zor becerilerinden biridir. Çünkü dinlemek sabır ister, empati ister, bazen de kendi düşüncelerimizi geri plana bırakmayı gerektirir. Fakat modern hayatın hızlı temposu içinde insanlar buna zaman ayırmakta zorlanıyor. Herkes anlatmak istiyor ama çok az kişi gerçekten dinlemeye hazır.

Bunun sonucu ise oldukça tanıdık bir tablo: Kalabalıklar içinde bile anlaşılmadığını düşünen insanlar. Birçok kişi konuşacak birini bulabiliyor ama kendisini gerçekten dinleyen birini bulmakta zorlanıyor. Bu da iletişimin var olduğu ama anlayışın eksik kaldığı bir toplum ortaya çıkarıyor. Çoğunlukla yaşadığımız bir durum da şu oluyor hayatımızda olan bir olayı, problemi ailemize, arkadaşlarımıza kısacası en yakınlarımıza anlattığımızda aslında sadece bizi dinlemesi yeterli olacakken “Böyle yap,şunu söyle,aklını kullan” ile başlayan nasihat cümleleri duyuyoruz.

Belki de bugün yeniden hatırlamamız gereken basit bir gerçek var: İyi bir iletişim sadece konuşmakla değil, dinlemekle başlar. Bazen bir insanın gerçekten ihtiyaç duyduğu şey uzun nasihatler değil, yalnızca dikkatle dinleyen bir çift kulak,anlayışla bakan bir çift gözdür.

Çünkü bazen en güçlü bağlar, çok konuşarak değil, gerçekten dinleyerek kurulur.

Sema PEKSÖZ

REKLAM VERMEK İÇİN ARAYIN
0532 659 8130