Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) öğretim üyesi Doç. Dr. Sefa Acarlı, su altındaki acı tabloyu şu sözlerle özetledi:
“2016’da Akdeniz’de yayılan parazit nedeniyle popülasyonların neredeyse yüzde 100’ü öldü. 2020’de Çanakkale Boğazı’nda yaptığımız dalışlarda, bu alanların adeta birer mezarlığa dönüştüğünü gördük.”
Pinalar, saatte yaklaşık 6 litre deniz suyunu süzerek ekosistemi temizleme özellikleri nedeniyle “denizin akciğerleri” olarak biliniyor. Proje kapsamında yürütülen çalışmaların detayları ise şöyle:
Stratejik Taşıma: Balıkesir’in Erdek ilçesinden özel materyallerle toplanan genç pina bireyleri, Çanakkale Boğazı’na getiriliyor.
Hassas Yerleştirme: Genç pinalar, boğazın giriş ve çıkış noktalarına santim santim yapılan ölçümlerle, en uygun yaşam alanlarına tek tek “ekiliyor”.
Hızlı Büyüme: Yapılan izlemelerde, yerleştirilen pinaların gelişim hızının oldukça sevindirici olduğu ve bir yıl içinde 30 santimetreye ulaştığı gözlemlendi.
Pinaların kitlesel ölümüne, Haplosporidium pinnae adı verilen ve sadece bu türe saldıran bir parazit neden oluyor. Akdeniz genelinde türün neslini kritik tehlikeye sokan bu salgından sonra Marmara Denizi, pinalar için dünyadaki son sığınaklardan biri haline geldi.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi