Bir Kara Keçinin Yokluğu Bin Ağaç Yakar mı? Antalya’dan Orman Yangınlarına Farklı Bir Bakış

Bir Kara Keçinin Yokluğu Bin Ağaç Yakar mı? Antalya’dan Orman Yangınlarına Farklı Bir Bakış
Yayınlama: 25.09.2025
A+
A-

Antalya’dan gazeteci Samet Memiş, orman yangınlarının artışında doğanın dengesinin bozulmasının etkisine dikkat çekiyor. Memiş, kara keçilerin orman temizliğindeki rolüne vurgu yaparak, yasakların doğayla uyumlu yaşamın önüne geçtiğini savunuyor.

Bir Kara Keçinin Yokluğu Bin Ağaç Yakar mı? Antalya’dan Orman Yangınlarına Farklı Bir Bakış

Özet: Antalya’dan gazeteci Samet Memiş, orman yangınlarının artışında doğanın dengesinin bozulmasının etkisine dikkat çekiyor. Memiş, kara keçilerin orman temizliğindeki rolüne vurgu yaparak, yasakların doğayla uyumlu yaşamın önüne geçtiğini savunuyor.

Antalya’dan Gazeteci Samet Memiş, son yıllarda artan orman yangınlarına farklı bir pencereden bakıyor. TİMBİR Batı Akdeniz bölge temsilcisi olan Memiş, yangınların sadece ihmal veya kazayla çıkmadığını, aynı zamanda doğanın dengesinin bozulmasının da önemli bir etken olduğunu belirtiyor. Okulda öğrendiğimiz basit çevre kurallarını hatırlatarak söze başlayan Memiş, “Ormanlara çöp atmayın, çevreyi temiz tutun” gibi temel prensiplere uyulsa, birçok felaketin önüne geçilebileceğini vurguluyor.

“Ciğerlerimiz Yanıyor”: Yangınların Ardındaki Gerçekler

Memiş, “Son birkaç yıldır orman yangınlarıyla adeta ciğerimiz yanıyor,” diyerek yangınların yarattığı duygusal etkiye dikkat çekiyor. Peki, neden son yıllarda bu kadar çok orman yangını çıkıyor? İşte bu sorunun cevabını ararken, Memiş kendi gözlemlerini ve deneyimlerini paylaşıyor.

2021 yılında Manavgat ve Sütçüler yangınlarında bizzat sahada bulunduğunu anlatan Memiş, hem habercilik görevini yaptığını hem de yangın söndürme çalışmalarına katıldığını belirtiyor. Bu deneyim, ona ormanların iç yüzünü daha yakından görme fırsatı vermiş.

Ormanların Altındaki Tehlike: Çalı Çırpı ve Çöpler

Yangınların neden bu kadar hızlı yayıldığını merak edenler için Memiş, ormanların altındaki çalı çırpı ve çöplerin önemli bir rol oynadığını söylüyor. “Ağaçların altı öyle çalı çırpı ve çöple doluydu ki, yürümek neredeyse imkânsızdı,” diyen Memiş, alevlerin bu kuru örtü altında sessizce ilerlediğini ve kontrolün zorlaştığını vurguluyor. Bir bölge söndürülürken, hemen ileride yeni bir alevin belirmesi, bu durumun en açık göstergesi.

Doğanın Dengesini Bozduk: Kara Keçilerin Rolü

Peki, ormanlar neden bu hale geldi? Memiş’e göre cevabı basit: “Çünkü doğanın dengesini bozduk.” Eskiden ormanlarda dolaşan hayvanların, özellikle de “kara keçi” olarak bilinen keçilerin, orman tabanını doğal yollarla temizlediğini hatırlatıyor. Bu hayvanlar, çalıları ve kuru yaprakları yiyerek yangın riskini azaltıyordu.

Kara keçilerin ne ağaçlara zarar verdiğini, ne de toprağı tahrip ettiğini belirten Memiş, bu hayvanların ekolojik döngünün en etkili temizlik işçileri olduğunu söylüyor. Ancak, “Ormanlara hayvan sokmak yasak” denilerek, bu doğal denge bozulmuş. “Burası koruma alanı, burası milli park” gibi yasaklarla ormanlar kendi haline bırakılmış, hayvancılık dışlanmış ve doğayla olan bağ koparılmış.

Yasaklar mı, Anlayış mı?

Bugün korumaya çalıştığımız ağaçlar yanarken, sadece ormanları değil, içinde yaşayan sayısız canlıyı da kaybettiğimizi vurgulayan Memiş, yananın sadece ağaçlar değil, bir yaşam ve bir denge olduğunu söylüyor. Doğayı gerçekten korumak istiyorsak, onunla savaşmak yerine, onunla birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz. Yasaklarla değil, anlayışla yaklaşmalıyız.

Memiş, ekolojik dengeyi sağlayan canlılara yer açılması gerektiğini savunuyor. Kara keçilere, doğal çobanlara, doğanın işçilerine yeniden ormanların kapılarının açılması gerektiğini belirtiyor. Çünkü doğa, en iyi yine kendini onarır. Yeter ki biz ona izin verelim…

Peki, bu durum sadece Antalya’ya mı özgü? Elbette hayır. Ülkemizin farklı bölgelerinde de benzer sorunlar yaşanıyor. Orman yangınlarıyla mücadelede sadece söndürme çalışmalarına odaklanmak yerine, önleyici tedbirlerin de alınması gerekiyor. Doğayla uyumlu yaşamı teşvik etmek, hayvancılığı desteklemek ve ormanların doğal dengesini korumak, uzun vadeli çözümler için atılması gereken adımlar arasında.

Unutmayalım ki, yanan sadece ağaçlar değil, aynı zamanda geleceğimiz de yanıyor. Doğaya kulak vererek, onunla birlikte yaşamayı öğrenerek, bu felaketlerin önüne geçebiliriz.

REKLAM VERMEK İÇİN ARAYIN
0532 659 8130