Dünya tarihinin en gizemli figürlerinden biri olan Jeffrey Epstein’ın ölümüyle ilgili sırlar, aradan geçen yıllara rağmen bitmek bilmiyor. 11 Şubat 2026’da sızan yeni bir iç rapor, 2019 yılında Manhattan’daki cezaevinde yaşananların bir trajediden öte, adeta bir “tiyatro” olduğunu gözler önüne serdi.
Manhattan’daki Metropolitan Correctional Center (MCC) cezaevinde hazırlanan iç rapora göre, 10 Ağustos 2019 sabahı hapishane yönetimi ve gardiyanlar, kapıda bekleyen yüzlerce basın mensubunu atlatmak için inanılmaz bir yönteme başvurdu.
Yanıltma Operasyonu: Gerçek cansız beden gizli bir çıkıştan tahliye edilirken, ana kapıdan çıkarılan sedyedeki görüntünün sahte bir beden olduğu ortaya çıktı.
Amaç Hedef Şaşırtmak: Yetkililerin, medya kalabalığını yanlış yöne sevk ederek gerçek olayların dışarıya sızmasını geciktirmeyi ve hapishane içindeki karmaşayı gizlemeyi amaçladığı belirtiliyor.
Epstein’ın ölümü o dönemde de büyük soru işaretleri yaratmıştı. Yeni raporla birlikte gardiyanların o geceki tutumu tekrar gündeme geldi:
Kayıtlar Sahte Çıktı: Hücre kontrollerini yapmayan ancak yapmış gibi gösteren iki gardiyanın federal düzeyde yargılanmasının ardından, bu “sahte görüntü” taktiğinin de organize bir örtbas çabası olduğu iddiaları güçlendi.
Protokol İhlali: Normal şartlarda en sıkı korunan mahkumlardan biri olan Epstein’ın, o gece gerekli denetimlerden mahrum bırakılması hâlâ “ihmal mi yoksa kasıt mı?” sorusunu sordurtuyor.
Resmi otopsi raporunda ölüm nedeni “intihar” olarak geçse de, basını yanıltmak için kullanılan bu tip “tiyatro” yöntemlerinin ortaya çıkması, kamuoyundaki şüpheleri körüklüyor. Epstein’ın gerçekten ölüp ölmediği veya ölüm şekli üzerindeki tartışmalar, bu yeni “sahte ceset” skandalıyla birlikte 2026 yılının en çok konuşulan konuları arasına girdi.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi