Afganistan’da Taliban yönetimi, 2021 yılından bu yana kademeli olarak artırdığı kısıtlamaları, 26 Ocak 2026 itibarıyla “kalıcı bir devlet politikası” haline getirerek dünya gündemine oturdu. Bu karar, Afganistan’ı dünyada kadınların ve kız çocuklarının ortaöğretim ve üniversite eğitiminden tamamen mahrum bırakıldığı tek ülke konumuna getirdi.
Taliban’ın iktidara gelişinden bu yana uygulanan baskıcı politikaların sonuçları ağırlaşıyor:
2,2 Milyon Öğrenci: İlkokul sonrası eğitime erişimi tamamen kesilen kız çocuklarının sayısı 2,2 milyona ulaştı.
4 Milyon Risk Altında: Uzmanlar, yasağın bu şekilde devam etmesi halinde 2030 yılına kadar 4 milyon kız çocuğunun eğitim hakkını tamamen kaybedeceğini öngörüyor.
Sıfır Üniversite Kaydı: 2019’da %27 olan kadın üniversite öğrencisi oranı, 2024 ve 2026 itibarıyla sıfıra inmiş durumda.
Uluslararası kuruluşlar, bu kararın sadece akademik değil, hayati sonuçları olacağı konusunda uyarıyor:
Sağlık Krizi: “Kadınların sadece kadınlar tarafından tedavi edilebildiği” bir ülkede, yeni kadın doktor, hemşire ve ebe yetişmemesi nedeniyle anne ve bebek ölüm oranlarının %50 artması bekleniyor.
Ekonomik Çöküş: Kadınların eğitimden ve iş hayatından dışlanmasının Afganistan ekonomisine yıllık maliyetinin 9,6 milyar dolar (GSYİH’nın üçte ikisi) olacağı tahmin ediliyor.
Çocuk Evlilikleri: Okula gidemeyen kız çocukları arasında zorla ve erken yaşta evlendirilme oranlarında dramatik bir artış gözleniyor.
Dünya kamuoyunda “Cinsiyet Apartheid’ı” olarak adlandırılan bu duruma karşı BM ve çeşitli insan hakları örgütleri acil eylem çağrısı yapıyor. Ancak Taliban yönetimi, uluslararası yardımların kesilmesi ve diplomatik izolasyona rağmen bu politikasından geri adım atmıyor. Afgan kadınları ise gizli ev okulları ve kısıtlı dijital imkanlarla “yeraltı eğitimi” vererek direnişlerini sürdürmeye çalışıyor.
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi