Türkiye’de milyonlarca öğrencinin geleceğini şekillendiren Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) yapılan başvurularda son yıllarda dikkat çekici bir düşüş yaşanıyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından açıklanan verilere göre 2023 yılında 3 milyon 527 bin 443 olan başvuru sayısı, 2024’te 3 milyon 120 bin 870’e, 2025’te 2 milyon 560 bin 649’a ve 2026’da ise 2 milyon 425 bin 560’a düştü.
Son yıllarda yaşanan bu sert düşüş; diplomanın tek başına yeterli olmaması, artan eğitim maliyetleri, alternatif eğitim ve kariyer yollarının güçlenmesi ile kontenjanların azaltılması gibi pek çok faktöre dayanıyor.
Özellikle artan eğitim maliyetleri, mezuniyet sonrası iş bulma kaygısı ve diplomanın tek başına yeterli olmaktan çıkması, gençlerin üniversiteye yönelik motivasyonunu önemli ölçüde azaltıyor.
ÜNİVERSİTE HÂLÂ İLK HEDEF Mİ?
Türkiye’de üniversite eğitimi uzun yıllar boyunca sosyal statü ve ekonomik gelir elde etmenin en güçlü araçlarından biri olarak görüldü. Ancak son yıllarda diplomanın tek başına yeterli olmaması, öğretmenlik gibi bazı bölümlerde mezun sayısının artması, istihdam olanaklarının aynı hızda büyümemesi ve değişen ekonomik koşullar nedeniyle eğitim maliyetlerinin yükselmesi, gençlerin üniversite eğitimine bakışında değişime yol açtı.
Uzmanlar, gençlerin eğitim yoluyla yaşam standartlarını yükseltebileceklerine dair inançlarının zayıfladığını ifade ediyor. Birçok öğrenci artık üniversiteye yerleşmeyi ve hayalindeki bölümü kazanmayı değil; mezuniyet sonrasında istihdam imkânı, maliyet-fayda dengesi gibi ekonomik unsurları gözeterek tercih yapıyor.
Eğitim danışmanlarına göre bazı gençler, değişen ekonomik şartlar ve diplomaya yönelik algıdaki dönüşüm nedeniyle doğrudan iş hayatına atılmayı ya da yıllarca sürecek üniversite eğitimi yerine farklı eğitim modellerine yönelmeyi tercih ediyor.
ALTERNATİF KARİYER YOLLARI GÜÇLENİYOR
Uzmanlar, YKS başvurularındaki düşüşün arkasında dijital dönüşümün de etkili olduğunu vurguluyor. Yazılım, grafik tasarım, dijital pazarlama, içerik üretimi ve e-ticaret gibi alanlarda üniversite diplomasından bağımsız olarak kariyer yapılabileceğine yönelik algı giderek güçleniyor.
Özellikle çevrim içi eğitim platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte gençler, kısa süreli sertifika programlarına ve mesleki eğitimlere daha fazla ilgi göstermeye başladı. Birçok öğrenci, dört yıllık üniversite eğitimi yerine daha kısa sürede gelir elde edebileceği alanlara yöneliyor.
Kariyer uzmanları, bu eğilimin yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığını belirtiyor. Dünyanın birçok ülkesinde gençlerin, geleneksel eğitim modellerinin dışında farklı beceri geliştirme yollarını değerlendirdiği görülüyor. Ancak Türkiye’de ekonomik koşulların bu tercihler üzerindeki etkisinin daha belirgin olduğu ifade ediliyor.
EKONOMİK GERÇEKLER KARARLARI ETKİLİYOR
Başvuru sayılarındaki gerilemenin nedenleri arasında ekonomik faktörler de öne çıkıyor. Özellikle büyük şehirlerde eğitim görmek isteyen öğrenciler için barınma, ulaşım ve temel yaşam giderleri önemli bir mali yük oluşturuyor.
Son yıllarda üniversite öğrencilerinin yaşadığı barınma sorunları ve artan kira fiyatları, kamuoyunda sıkça tartışılan konular arasında yer aldı. Eğitim uzmanları, bazı ailelerin üniversite eğitiminin toplam maliyetini karşılamakta zorlandığını, bunun da tercih süreçlerini etkileyebildiğini belirtiyor.
Buna ek olarak gençler, mezuniyet sonrasında elde edecekleri geliri, eğitim süresince yapacakları harcamalarla karşılaştırarak daha ekonomik davranmaya başladı. Uzmanlara göre yeni kuşak, eğitim kararlarını yalnızca hayalleri ve akademik hedefleri doğrultusunda değil, ekonomik sonuçları üzerinden de değerlendiriyor.
GELECEĞİN TARTIŞMASI: ÜNİVERSİTENİN DEĞERİ
YKS başvurularındaki düşüş, yalnızca sınava katılan öğrenci sayısındaki bir değişim olarak görülmüyor. Uzmanlara göre bu tablo, gençlerin eğitimden beklentilerinin ve gelecek planlarının yeniden şekillendiğine işaret ediyor.
Bugün birçok genç için temel soru artık yalnızca “Hayalimdeki üniversite veya bölüm ne?” değil. Bunun yerine “Hangi üniversite veya bölüm bana nasıl bir gelecek sunacak?”, “Mezun olunca iş bulabilecek miyim?” gibi sorular daha fazla önem kazanıyor.
Bu nedenle eğitim çevreleri, önümüzdeki dönemde yükseköğretim sisteminin niteliği, mezunların istihdam olanakları ve gençlerin değişen kariyer beklentilerinin daha yoğun şekilde tartışılacağını öngörüyor. YKS başvurularındaki düşüş de bu dönüşümün en görünür göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Haber: Rabia Kayıt