İşsiz seçmen, gelecek kaygısı, toplum baskısı ve statü kaybı ile sandık başına gidiyor. Uzmanlara göre bu seçmenler adayların ekonomik vaatlerini, istihdamla ilgili atacağı adımları ve destek projelerini dikkate alarak oy davranışını şekillendiriyor.
TÜİK, Şubat 2026 hanehalkı işgücü istatistiklerini açıkladı. Verilere göre mevsim etkisinden arındırılmış 15 yaş ve üstü işsiz sayısı 2 milyon 981 bin kişi olurken, işsizlik oranı yüzde 8,5 seviyesine geldi. Ocak ayına göre işsiz sayısı 133 bin kişi artarken, işsizlik oranı 0,3 puan arttı. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,9, kadınlarda yüzde 11,6 olarak hesaplandı. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı şubat ayına göre 1,4 puan artarak yüzde 15,8 olarak kaydedildi. Bu yaş grubunda işsizlik oranı erkeklerde yüzde 12,8, kadınlarda ise yüzde 21,8 olarak tahmin edildi.
Veriler incelendiğinde işsizliğin kadınlarda ve genç nüfusta daha fazla olduğu görülüyor. Bu durumun sandığa gidecek vatandaşların seçim tercihlerini etkilediği değerlendiriliyor. Ekonomik olarak zorlanan bu bireylerin toplumda statü ve aidiyet kaybı gibi hem psikolojik hem de sosyolojik etkiler altında kaldığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre işsiz seçmen iş imkanı, geçim sıkıntısı, ekonomik koşullar, gelecek kaygısı ve beklentisi doğrultusunda seçimlerini yapıyor. Bu süreçte seçmenler, adayların işsizlikle mücadele politikalarına, ekonomi ve istihdam alanlarındaki vaatlerine dikkat ederek oy kullanıyor.
Gülşah Engin