Artık sosyal medya çağındayız. Özellikle son on yılda sosyal medyanın hayatımızdaki yeri tartışılmaz bir alana sahip. Televizyonun bir zamanlar herkese yaptığı etkiyi şu an sahip olduğumuz sosyal medya hesapları da gencinden yaşlısına birçok kişiye etki ediyor.
Sosyal medya denince herkesin aklına Z kuşağı gelir ama artık elimizde olan ve her yere taşıyıp götürebildiğimiz telefonlar sayesinde tüm kuşaktan bireyleri içine alıyor.
Televizyondaki diziler, programlar sadece belli saatlerde yayınlanırdı ve o zaman dilimlerinde bizleri ekrana kilitlerdi. Telefon taşınabilme özelliği sayesinde her an bizimle. Canımız ne zaman sıkılsa, ne zaman yalnız kalsak açıp hemen oradaki olaylara, kişilere bakabiliyoruz. Öyle ki artık sadece televizyonda olduğu gibi tüketen değil üreten tarafız da. Büyük ekranın bize tek taraflı sunduğu iletişimi küçük ekranlar çift yönlü olarak sunuyor. Tüketirken aynı zamanda üretip paylaşabiliyoruz. Şu an bu imkanla ne yediğimizden ne içtiğimize nereye gittiğimizden ne zaman uyuduğumuza kadar hayatımıza dair birçok noktayı kaydedip paylaşıyoruz. Bu paylaşımlarda neredeyse hep aynı notlar üzerinde duruluyor. Aynı kıyafetler, aynı yerler, aynı kafeler, aynı yemekler… Hakim olan bir aynılık etrafımızı sarmış durumda. Algoritmanın önümüze çıkardığı kıyafetleri seçiyoruz, onların üzerimize daha çok yakışacağına inanıyoruz. Herkesin güldüğü videoları komik buluyoruz, akım olan videolar çekiyoruz, fotoğraflar paylaşıyoruz. En çok poz verilen manzara karşısında aynı pozları veriyoruz, aynı gülümsemeyi yüzümüze yerleştiriyoruz. Beğenilerimizi, fikirlerimizi, sosyal hayattaki yerimizi hatta benliğimizi etkisi altına alıyor.
2015-2019 yılları arasında kot ve dar paça pantolonlar revaçtaydı. Herkesin tercih ettiği, herkesin giymesi, beğenmesi gereken pantolon türüydü. Öyle ki farklı bir model seçen insanlara baskı uygulanıyordu. O yıllarda lise öğrencisi olan ben okulda bol paça pantolon giydiğim için kendimi kötü hissediyordum ya da hissettiriliyordum. Olması gereken dar paça giyilmesiydi. Okuldaki yüzlerce öğrenci arasında farklı bir model seçen sadece birkaç kişiden biriydim. Bugün ise tam tersi bir durum söz konusu. Dar paça ve kotlar yerini kumaş ve bol paçaya bıraktı. Herkesin üstünde oversize modeller var ve tüm tercihler artık bu yönde. Bu değişim yıllar içinde değişen beğenilerimizden dolayı mı oldu yoksa kullandığımız sosyal medya hesaplarımızın algoritmasının yıllar içindeki değişiminden mi kaynaklanıyor?
Bize sunulan kitabı değil de okumak istediğimiz kitabı okuyorsak, herkesin izlediği filmi değil de kendi seçtiğimiz bir filmi izliyorsak farklılaşıyor muyuz? Yoksa algoritmanın yönlendirmesinin dışına çıkarak yeni bir algoritma mı yaratıyoruz?
Gülşah Engin