Eskimeyen Bayramların Peşinde: Bir Avuç Çocukluk, Bir Tutam Huzur

Eskimeyen Bayramların Peşinde: Bir Avuç Çocukluk, Bir Tutam Huzur
Yayınlama: 20.03.2026
Düzenleme: 19.03.2026 23:32
A+
A-

Kapı eşiğine bırakılan boyalı pabuçların heyecanıyla uyanılan o sabahlar ne kadar uzak görünüyor şimdi, değil mi? Takvim yaprakları hızla eksilirken, yine bir bayram kapımızı çalıyor. Ama bu kez sanki sadece kapımızı değil, en çok da çocukluğumuzdan kalma o naif yanımızı yokluyor.

Şimdilerde bayram denince çoğumuzun aklına “kaçacak bir tatil fırsatı” ya da “uzun bir dinlenme molası” geliyor. Şehirler boşalıyor, terminaller doluyor, akıllı telefonlar üzerinden gönderilen soğuk ve kopyalanmış mesajlar havada uçuşuyor. Oysa bayram; bir ekranın ışığında değil, bir büyük elinin sıcaklığında, bir sofranın kalabalığında ve bir komşunun hatırında gizliydi.

Hatırlayın; bayram sabahları evin içini saran o taze kavrulmuş kahve kokusunu… Mutfağın telaşını, en güzel elbiselerin özenle ütülenişini. O zamanlar dünya daha mı yavaştı, yoksa biz mi birbirimize daha yakındık? Bir mendilin içine saklanan şekerleme, bugünün en pahalı hediyelerinden çok daha kıymetliydi. Çünkü o mendilin içinde sadece şeker değil; emek, sevgi ve “seni unutmadım” diyen sessiz bir bağlılık vardı.

Bugün belki o eski geniş aile sofraları biraz eksildi. Belki sandalyelerin bazıları boş, bazı sesler artık sadece hatıralarda yankılanıyor. Ama bayramın özü hala orada bir yerde: Affetmekte, sarmalamakta ve yeniden başlamakta. İnsan, yaşı kaç olursa olsun, birinin “İyi ki varsın” demesine muhtaçtır. Bayramlar işte bu cümlenin ete kemiğe bürünmüş halidir. Bir küskünlüğü bitirmek için aranan bahanedir. Bir yetimin başını okşarken hissedilen o tarifsiz hafifliktir. Aslında biz bayramı değil, bayram bizi bekliyor; biraz yavaşlayalım, biraz durulalım ve yanımızdakinin elini daha sıkı tutalım diye.

Bu bayram, mesaj kutularının ötesine geçelim. Sadece bir telefon uzağımızda olanları değil, gönlümüzün kıyısında kalanları da hatırlayalım. Belki bir kahvenin yanına eklenen içten bir gülümseme, binlerce liralık tatilden daha çok dinlendirecektir ruhumuzu.

Unutmayın; bayram, sadece takvimdeki o kırmızı işaretli günler değil, insanın içindeki merhametin uyandığı her andır.

Eski tadında, huzurla ve en çok da sevdiklerinizle bir arada… İyi bayramlar.

Hatice ÇELİKEL

REKLAM VERMEK İÇİN ARAYIN
0532 659 8130