Türk sinemasının usta ismi Nur Sürer, katıldığı bir programda “Çirkin Kral” lakaplı Yılmaz Güney hakkında yaptığı savunmayla sosyal medyanın ve kamuoyunun gündemine oturdu. Sürer’in, Güney’in özel hayatındaki şiddet iddialarına karşı kullandığı üslup, geniş çaplı bir tartışma başlattı.
Yılmaz Güney’in ölüm yıldönümü ve geçmişteki şiddet olayları üzerinden yürütülen tartışmalara dahil olan Nur Sürer, Güney’i sinemacı kimliğiyle savunurken, kadına yönelik şiddeti “normalleştirdiği” iddiasıyla tepkilerin odağı haline geldi.
Nur Sürer’in tepki çeken açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalar şunlar oldu:
Şiddeti Kıyaslama: Güney’in eşine şiddet uyguladığı yönündeki eleştirilere karşılık, “Bizim analarımız da bazen babalarımızdan tokat yiyordu” ifadesini kullandı. Bu sözler, geçmişteki şiddeti bir savunma mekanizması olarak kullandığı gerekçesiyle eleştirildi.
Sinemacı Kimliği: Güney’i bir “kültür ikonu” olarak tanımlayan Sürer, “Yılmaz Güney biz sinemacılar için kırmızı çizgimizdir” diyerek usta yönetmenin dokunulmaz olduğunu savundu.
Günümüz Eleştirisi: Sürer, 40-50 yıl önceki olayların hesabının sorulmasına tepki gösterirken, günümüzde her gün kadınların katledilmesine dikkat çekerek asıl sorunun bu olduğunu belirtti.
Sürer’in açıklamaları, özellikle “şiddeti meşrulaştırma” başlığı altında sert eleştiriler aldı. Kullanıcılardan gelen bazı tepkiler şöyle:
“Dayağı normalleştiremezsiniz. Sanatını sevmek, adamın yaptıklarını savunmayı mı gerektiriyor?” “Cinayeti ve şiddeti meşrulaştırıyorlar. Aydın dediğimiz sanat camiasının gerçek yüzü bu mu?”
HABER: Hatice ÇELİKEL
Kaynak: Haber Merkezi