Kanserle mücadele eden ve tutuklu bulunan Murat Çalık, Adli Tıp Kurumu’nun raporuyla yaşam hakkının elinden alındığını belirterek Tele1’e konuştu. Çalık, annesinin gözyaşları üzerinden devletin vicdanına seslenerek, yaşam hakkını savunmak için mücadele edeceğini vurguladı.
İzmir Şehir Hastanesi’nin tutuklu koğuşunda yaşam mücadelesi veren Murat Çalık, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) verdiği raporla adeta yıkıldı. Kanserle boğuşan ve yaklaşık 21 kilo kaybeden Çalık, yaşamını mama takviyesiyle sürdürmeye çalışıyor. Tele1’e yaptığı açıklamalarla sesini duyurmaya çalışan Çalık, “Adli Tıp Kurumu insan hayatını bir cümleyle yok saydı. Devletin bana tanıdığı tek hakkı, yaşam hakkımı savunuyorum,” dedi.
Çalık’ın durumunu daha da zorlaştıran gelişme, ATK’nın verdiği rapor oldu. Rapora göre, Çalık’ın sağlık durumu cezaevinde kalmaya uygun bulundu. Ancak Çalık, bu raporun hayatını hiçe saydığını düşünüyor. Kanserle mücadele ederken cezaevi koşullarının sağlığını daha da kötüleştireceğinden endişe ediyor.
Avukatı aracılığıyla yaptığı başvurulara rağmen henüz bir sonuç alamayan Çalık, yaşadığı bu durumu adaletsizlik olarak nitelendiriyor. “Benim istediğim bir imtiyaz değil, sadece yaşam hakkımı istiyorum,” diyen Çalık, yetkililerden sesini duymalarını bekliyor.
Çalık, yaşadığı en acı anlardan birini annesiyle hastanede geçirdiği görüşmede yaşadığını anlatıyor. 78 yaşındaki annesinin çaresizlik içinde kendisine baktığını gören Çalık, o an 1999’da ilk kanser teşhisi aldığında annesinin gözlerindeki korkuyu yeniden yaşadığını söylüyor.
“Bir annenin gözlerindeki acı, toplumun vicdanının acısıdır,” diyen Çalık, “Devlet, annelerin gözyaşını dindirmek için vardır; onları büyütmek için değil,” ifadelerini kullandı. Bu sözleriyle Çalık, sadece kendi durumuna değil, tüm annelerin çaresizliğine dikkat çekmek istiyor.
Çalık’ın avukatı, müvekkilinin sağlık durumunun cezaevi koşullarında daha da kötüleşeceğine dikkat çekerek, tahliye taleplerini yineledi. Avukat, “Devletin görevi insanları yaşatmak, onları ölüme terk etmek değil,” şeklinde konuştu.
Çalık’ın durumu, tutuklu ve hükümlülerin sağlık hakları konusunu yeniden gündeme getirdi. Özellikle kronik rahatsızlıkları olan mahkumların cezaevi koşullarında yaşadığı zorluklar, insan hakları savunucuları tarafından sık sık dile getiriliyor.
Konuyla ilgili yetkililerden henüz resmi bir açıklama yapılmazken, Çalık’ın durumu kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Sosyal medyada #MuratÇalıkYaşasın etiketiyle başlatılan kampanyayla Çalık’a destek mesajları yağıyor. Vatandaşlar, Çalık’ın sesinin duyulması ve yaşam hakkının korunması için yetkililere çağrıda bulunuyor.
Murat Çalık’ın yaşadığı bu zorlu süreç, akıllara birçok soruyu getiriyor. Adli Tıp Kurumu’nun raporları ne kadar objektif? Cezaevleri, hasta mahkumlar için yeterli sağlık hizmeti sunuyor mu? Devlet, vatandaşlarının yaşam hakkını koruma konusunda ne kadar hassas?
Bu soruların cevapları henüz net değil. Ancak Murat Çalık’ın feryadı, yetkililerin bu sorulara daha fazla kulak vermesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Umut, Çalık’ın sesinin duyulması ve adalet yerini bulmasıyla yeniden yeşerecek.
Gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceğiz.