Plajlar Halkın, Peki Sorumluluğu Kimin?

Plajlar Halkın, Peki Sorumluluğu Kimin?
Yayınlama: 03.08.2025
A+
A-

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Türkiye sahilleri dolup taşarken, plajların ücretsiz mi olması gerektiği, işletmelerin rolü ve belediyelerin yönetimi gibi konular yeniden tartışmaya açılıyor. Halkın olan plajların, aynı zamanda halkın sorumluluğunda olduğu gerçeği unutulmamalı.

Plajlar Halkın, Peki Sorumluluğu Kimin?

Yaz mevsiminin kendini iyiden iyiye hissettirdiği şu günlerde, memleketimizin dört bir yanındaki sahiller adeta birer cazibe merkezi haline geldi. Antalya’dan Mersin’e, Muğla’dan Adana Karataş’a uzanan o meşhur kıyı şeridimiz, her yıl olduğu gibi bu yıl da milyonlarca vatandaşı ağırlıyor. Ancak bu güzelliklerin tadını çıkarırken, bir yandan da kafaları kurcalayan bazı sorular var: Plajlar gerçekten “halkın” mı? Ücretsiz mi olmalı? Yoksa işletmelerin varlığı bir zorunluluk mu? Belediyeler bu işin neresinde durmalı?

“Plajlar Halkındır” Demekle Her Şey Bitmiyor

Evet, hepimiz biliyoruz: Plajlar halkındır. Bu lafı duymaktan bıkmış olabilirsiniz, ama gerçek şu ki, bu cümlenin içi tam olarak doldurulmadığı sürece havada kalmaya mahkum. “Halk olmak,” sadece şezlonga yayılıp güneşlenmek, serin sulara kendini bırakmak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda o alanı korumak, temiz tutmak, gelecek nesillere miras bırakmak gibi sorumlulukları da beraberinde getiriyor.

Hayal mi Gerçek mi? “Herkes Gelsin, Kimse İşletmesin”

Şimdi dürüst olalım. Türkiye gibi turizmle nefes alan bir ülkede, plajları tamamen kendi haline bırakmak, sahipsiz bırakmak mümkün mü? “Herkes gelsin, kimse işletmesin, para alınmasın” fikri kulağa hoş geliyor, kabul. Ama gerçek hayat bambaşka bir senaryo yazıyor. Bu tür bir yaklaşım, kısa sürede kaosa, kirliliğe ve düzensizliğe davetiye çıkarıyor.

Antalya’daki Sarısu Plajı’nı ele alalım. Belediye işletiyor, giriş ücretli. Ama gelin görün ki, duşların hali içler acısı, çöp kutuları ağzına kadar dolu, hijyen desen hak getire. Buradaki sorun sadece sahiplenme duygusunun eksikliği değil. Asıl mesele, doğru bir yönetim anlayışının olmayışı.

İşletme Olsun, Ama Nasıl?

Halkın rahatı için plajlarda şezlong da olmalı, duş da, büfe de. Bunlar olmazsa olmaz. Ancak bu hizmetlerin fahiş fiyatlarla sunulması kabul edilemez bir durum. Vatandaş, bir şişe suya astronomik rakamlar ödemek zorunda kalmamalı, makul fiyatlarla ihtiyaçlarını karşılayabilmeli.

Denetim, Denetim, Denetim!

İşletme olacaksa, denetim de olacak. Hem de sıkı bir denetim. İşletmeciler “nasılsa kontrol eden yok” rahatlığına kapılmamalı. Fiyatlar, hijyen, çevreye duyarlılık gibi konularda sürekli bir gözetim mekanizması işlemeli. Aksi takdirde, plajlar kısa sürede rant kapısına dönüşebilir.

Çözüm ne tamamen serbestlik, ne de tam yasak. Çözüm, etkin bir denetim mekanizması, kaliteli hizmet anlayışı ve kamu yararını gözeten bir sistemde yatıyor. Plajlar, sadece para kazanma aracı olarak görülmemeli, aynı zamanda halkın dinlenme, eğlenme ve sosyalleşme alanı olarak da değerlendirilmeli.

Sahiplenmek Sorumluluk Getirir

Plajların halkın olması demek, o alanları istediğimiz gibi kullanabileceğimiz anlamına gelmiyor. Temizlik, düzen, erişilebilirlik her vatandaşın hakkı. Ama bu hakları korumak da bizim elimizde. Eğer bu dengeyi kuramazsak, çevre kirliliği, gürültü ve karmaşa her yaz biraz daha büyüyecek, plaj keyfimiz kabusa dönüşecek.

Unutmayalım ki, bir plajı temiz tutmak, sadece belediyenin veya işletmecinin görevi değil. Orada güneşlenen, denize giren her bireyin sorumluluğu. Çöplerimizi çöp kutusuna atmak, gürültü yapmamak, çevremize saygılı olmak hepimizin boynunun borcu.

Peki Ne Yapmalı? Öneriler ve Çözüm Yolları

Bu karmaşık denklemi çözmek için atılabilecek bazı adımlar var:

  • Belediyeler ve sivil toplum kuruluşları işbirliği yapmalı: Plajların temizliği, düzeni ve güvenliği için ortak projeler geliştirilmeli.
  • Denetim mekanizmaları güçlendirilmeli: İşletmelerin düzenli olarak denetlenmesi, kurallara uymayanlara ağır cezalar verilmesi caydırıcı olacaktır.
  • Halk bilinçlendirilmeli: Plajların korunması konusunda kamu spotları, broşürler ve sosyal medya kampanyalarıyla farkındalık yaratılmalı.
  • Giriş ücretleri makul seviyede tutulmalı: Herkesin plajlardan eşit şekilde yararlanabilmesi için fiyat politikası adil olmalı.
  • Engelliler için erişilebilirlik sağlanmalı: Plajlarda engelli rampaları, özel tuvaletler ve diğer imkanlar sunulmalı.

Son Söz: Plajlar Hepimizin

Plajlar elbette halkındır. Ancak bu alanlar sahipsiz bırakılırsa en çok zarar gören yine halk ve doğa olur. Kamu eliyle ya da özel işletmeyle fark etmez; önemli olan doğru yönetilen, temiz, erişilebilir ve adil plajlardır. Unutmayalım, halk plajı halkın olduğu kadar, halkın sorumluluğudur da. Bu bilinçle hareket edersek, gelecek nesillere daha güzel, daha temiz ve daha keyifli sahiller bırakabiliriz.

REKLAM VERMEK İÇİN ARAYIN
0532 659 8130