İstanbul Boğazı’nda sekiz yıldır hizmet veren İstinye-Çubuklu arabalı vapur hattı, beklenen seferini tamamladı. Hat, artan maliyetler ve azalan yolcu sayısı nedeniyle İBB tarafından kapatıldı.
İstanbul Boğazı’nın iki yakasını bir araya getiren, özellikle Sarıyer ve Beykoz sakinleri için hayat kurtaran İstinye-Çubuklu arabalı vapur hattı, dün itibarıyla son seferini yaptı. 2017 yılında, İstanbul trafiğine nefes aldırmak amacıyla başlatılan bu uygulama, sekiz yılın ardından İBB Şehir Hatları tarafından durduruldu.
Duygusal bir veda töreni olmasa da, son seferi izleyenler arasında hüzün hakimdi. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde, köprü trafiğine takılmak istemeyen sürücüler için adeta bir can simidi olan arabalı vapurun kalkması, bölge sakinleri arasında hayal kırıklığı yarattı. “Bizim için büyük kayıp,” diyen bir Sarıyer sakini, “İstanbul trafiği zaten çekilmez halde. Buradan 10 dakikada Beykoz’a geçiyorduk, şimdi kim bilir ne kadar sürecek,” şeklinde konuştu.
Peki, bu ani kararın ardında yatan sebepler neler? İBB yetkilileri, hattın işletme maliyetlerinin gelirleri karşılamadığını, bu nedenle sürdürülebilir olmadığını belirtiyor. Haftanın her günü karşılıklı 46 sefer yapılan hattın, özellikle hafta sonları yoğun ilgi gördüğü biliniyordu. Ancak, hafta içi doluluk oranlarının düşük olması, genel mali bilançoyu olumsuz etkilemiş gibi görünüyor.
Arabalı vapurun kaldırılmasıyla birlikte, bölge sakinlerinin mağduriyetini gidermek amacıyla bazı alternatif çözümler de devreye sokulacak. İBB, arabalı vapurun yerine deniz dolmuşu seferleri başlatmayı planlıyor. Deniz dolmuşlarının, arabalı vapurun sefer saatlerine paralel olarak düzenleneceği belirtiliyor. Bu sayede, yolcuların ulaşım alışkanlıklarını değiştirmeden, daha hızlı ve ekonomik bir şekilde karşıya geçmeleri hedefleniyor.
Ayrıca, Çubuklu İskelesi’nde “Park Et – Devam Et” modeliyle otopark hizmeti de sunulacak. Bu uygulama sayesinde, sürücüler araçlarını iskelede bırakıp, deniz dolmuşuyla yolculuklarına devam edebilecekler. Her iki iskeleye de ek İETT otobüsleri entegre edilerek, toplu taşıma bağlantıları güçlendirilecek. Yetkililer, bu sayede bölgedeki ulaşım sorunlarının en aza indirileceğini umuyor.
Tabii ki, akıllardaki en büyük soru işareti, deniz dolmuşlarının arabalı vapurun yerini ne kadar doldurabileceği. Özellikle araçlarıyla seyahat etmek zorunda olanlar için, bu durum ciddi bir sorun yaratabilir. İnşaat malzemesi taşıyan bir esnaf, “Ben her gün Beykoz’a malzeme götürüyorum. Deniz dolmuşuyla bu mümkün değil. Şimdi ne yapacağım, bilmiyorum,” diyerek endişelerini dile getirdi.
“Park Et – Devam Et” uygulamasının ne kadar işe yarayacağı da merak konusu. Özellikle sabah saatlerinde, iskelelerde yeterli otopark kapasitesinin olup olmayacağı, trafik yoğunluğunu azaltıp azaltmayacağı henüz net değil. Ancak, İBB yetkilileri, bu konuda gerekli tüm önlemlerin alındığını ve uygulamanın başarılı olacağına inandıklarını belirtiyor.
Ek İETT otobüslerinin entegrasyonu da ulaşım sorununu çözmede önemli bir rol oynayacak. Ancak, otobüs seferlerinin sıklığı, güzergahları ve yolcu kapasiteleri, bu çözümün ne kadar etkili olacağını belirleyecek. Bölge sakinleri, İETT’nin bu konuda gerekli hassasiyeti göstermesini ve seferleri talebe göre ayarlamasını umuyor.
İstinye-Çubuklu arabalı vapur hattının kapanması, İstanbul Boğazı’nda bir dönemin sonu anlamına geliyor. Nostaljik bir veda olsa da, yeni ulaşım alternatiflerinin bölge sakinlerinin hayatını kolaylaştırması bekleniyor. Ancak, deniz dolmuşları, “Park Et – Devam Et” uygulaması ve ek İETT otobüsleri, bu boşluğu ne kadar doldurabilecek, bunu zaman gösterecek.