Peru’da Zaman Dondu: 3500 Yıllık Antik Kent Göz Kamaştırıyor!

Peru’da Zaman Dondu: 3500 Yıllık Antik Kent Göz Kamaştırıyor!
Yayınlama: 31.07.2025
A+
A-

Peru’nun kuzeyinde yapılan kazılarda, M.Ö. 1800’lere tarihlenen Penico adlı antik bir şehir keşfedildi. Bu keşif, bölgedeki eski ticaret yollarına ve dini yaşama ışık tutuyor.

Peru’da Zaman Dondu: 3500 Yıllık Antik Kent Göz Kamaştırıyor!

Ankara’dan bildiriyoruz… Peru’nun kuzeyinde, adeta bir zaman kapsülü açıldı. Barranca bölgesinde yapılan kazılar, And Dağları’nın eteklerinde saklı kalmış, “Penico” adında bir antik şehri gün yüzüne çıkardı. Başkent Lima’ya yaklaşık 200 kilometre mesafede, deniz seviyesinden 600 metre yükseklikte bulunan bu şehrin, ilk belirlemelere göre M.Ö. 1800 ile 1500 yılları arasına ait olduğu düşünülüyor. Düşünün, biz daha tekerleği yeni yeni keşfederken, onlar şehir kuruyormuş!

Büyük Medeniyetlerle Aynı Çağda Yükselen Bir Kent

Uzmanlar, Penico’nun, Mezopotamya, Mısır, Hindistan ve Çin gibi devasa medeniyetlerin altın çağını yaşadığı bir dönemde inşa edildiğine dikkat çekiyor. Yani, piramitler yükselirken, Fırat ve Dicle nehirleri medeniyetleri beslerken, Penico’da da hayat vardı. Bu durum, Amerika kıtasının tarihini yeniden yazdıracak cinsten.

Ticaretin Kalbi, Kültürlerin Buluşma Noktası

Şehir, Pasifik kıyısındaki toplulukları, And Dağları ve Amazon havzasındaki yerli halklarla buluşturan, kilit bir ticaret merkezi olarak görülüyor. Tıpkı İpek Yolu gibi, Penico da farklı coğrafyaların insanlarını, mallarını ve fikirlerini bir araya getirmiş. Belki de o zamanlar, develer yerine lamalarla ticaret yapılıyordu, kim bilir?

Sadece Ticaret Değil, Dini Bir Merkez de Olabilir

Sekiz yıldır süren arkeolojik kazılar, bölgede tam 18 farklı yapıyı ortaya çıkardı. Bu yapılarla birlikte, kil heykelcikler, insan ve hayvan figürleri, hatta deniz kabuklarından yapılmış törensel objeler de bulundu. Bu bulgular, Penico’nun sadece bir pazar yeri olmadığını, aynı zamanda dini ve kültürel bir merkez olduğunu da gösteriyor. Belki de burada, tanrılara adanan kurban törenleri yapılıyordu, kim bilir?

Caral Medeniyetinin İzleri mi?

Penico kazılarına liderlik eden ve 1990’lı yıllarda Caral uygarlığını gün ışığına çıkaran ünlü arkeolog Dr. Ruth Shady, bu keşfin Caral sonrası toplum hareketlerini anlamak için çok önemli olduğunu vurguluyor. Shady, “Penico, kıyı, dağ ve orman toplumlarının kesişim noktasında bulunuyor,” diyerek, bölgenin farklı kültürlerin etkileşimi açısından daha da incelenmesi gerektiğini belirtiyor. Yani, bu şehir, bir nevi medeniyetler kavşağı…

Caral uygarlığı, Amerika kıtasının en eski uygarlıklarından biri olarak kabul ediliyor. Penico’nun keşfi, bu uygarlığın çöküşünden sonra bölgede nasıl bir sosyal yapı oluştuğuna dair ipuçları verebilir. Arkeologlar, kazıların ilerleyen yıllarda bölgenin tarihi ve kültürel zenginliklerine dair daha fazla bilgi sunmasını umuyor. Belki de, bu kazılar sayesinde, atalarımızın sandığımızdan çok daha karmaşık ve gelişmiş bir yaşam sürdüğünü öğreneceğiz.

Peki, Bundan Sonra Ne Olacak?

Kazı çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Arkeologlar, Penico’nun sırlarını çözmek için gece gündüz çalışıyorlar. Bulunan her yeni eser, her yeni yapı, geçmişe açılan bir pencere niteliğinde. Bu keşif, sadece Peru’nun değil, tüm dünyanın tarihine ışık tutacak gibi görünüyor. Kim bilir, belki de bir gün, Penico’yu ziyaret edip, binlerce yıl öncesinin atmosferini soluyabileceğiz. O zamana kadar, arkeologların çalışmalarını yakından takip etmeye devam edeceğiz.

Unutmayın, tarih sadece kitaplarda yazanlardan ibaret değil. Bazen, bir kazma darbesiyle, geçmişin derinliklerinden yepyeni bir hikaye çıkabilir. Penico, işte o hikayelerden biri…

REKLAM VERMEK İÇİN ARAYIN
0532 659 8130