Bursa’nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde dün başlayan orman yangını, rüzgarın etkisiyle yeniden alevlenirken, yangına müdahale eden bir itfaiye eri kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Bölgede yaşayan binlerce kişi tahliye edildi, hayvanlar güvenli bölgelere taşındı.
Bursa’dan acı haberler gelmeye devam ediyor. Dün akşam saatlerinde Gürsu ve Kestel arasındaki ormanlık alanda başlayan yangın, gece boyunca süren yoğun müdahaleye rağmen kontrol altına alınamadı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte alevler yeniden yükselirken, yangına müdahale eden bir itfaiye erinin hayatını kaybettiği haberi yürekleri dağladı. Rüzgarın azizliğiyle büyüyen yangın, bölgedeki yerleşim yerlerini tehdit ederken, yetkililer alarma geçti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yaptığı açıklamaya göre, Orhaneli Belediyesi’nde görevli bir itfaiye personeli, meslektaşlarına destek olmak için canını dişine takarak yangın bölgesine gitmek istedi. Ayağında kırık olmasına rağmen, yangına müdahale etme arzusuyla dolup taşan kahraman itfaiyeci, bölgeye yaklaşırken maalesef kalp krizi geçirdi ve kurtarılamadı. Bakan Uraloğlu, “O haliyle arkadaşlarına destek olmak istemiş. Psikolojik olarak yangını görmek, yanında olmak istemiş. Maalesef kurtarılamadı,” sözleriyle acı kaybı duyurdu. Şehit itfaiyeciye Allah’tan rahmet, ailesine ve tüm itfaiye teşkilatına başsağlığı diliyoruz.
Yangının hızla yayılmasıyla birlikte, Gürsu ve Kestel’deki birçok mahallede yaşayan vatandaşlar için tahliye kararı alındı. Yetkililerin verdiği bilgilere göre, yangının etkili olduğu bölgede bulunan 480 evde yaşayan toplam bin 765 kişi güvenli bölgelere taşındı. Karahıdır, İğdir ve Avdancık mahalleleri ise tedbir amaçlı olarak tamamen boşaltıldı. Vatandaşlar, yangının getirdiği korku ve belirsizlikle evlerinden ayrılmak zorunda kaldı. Kimisi komşularına sığındı, kimisi de akrabalarının yanına gitmek için yollara düştü.
Yangının ulaştığı İğdir Mahallesi’nde bulunan Gürsu Belediyesi Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ndeki hayvanlar da unutulmadı. HAYTAP gönüllüleri ve ilçe belediye ekipleri, canla başla çalışarak merkezdeki tavus kuşlarından papağanlara, kekliklerden muhabbet kuşlarına kadar birçok hayvanı güvenli bölgelere taşıdı. Aynı zamanda, mahallelerdeki küçük ve büyükbaş hayvanlar da bölgeden çıkarılarak olası bir felaketin önüne geçildi. Bu zorlu süreçte hayvanseverlerin gösterdiği özveri takdire şayandı.
Yangının etkileri sadece alevlerle sınırlı kalmadı. Bölgede yaşayan vatandaşlar, yoğun duman ve kül nedeniyle gökyüzünün karardığını, güneşin renginin dahi değiştiğini ifade ediyor. “Göz gözü görmüyor, her yer kül içinde,” diyen bir vatandaş, yaşadığı korkuyu dile getiriyor. Yangının havayı kirletmesiyle birlikte, solunum yolu rahatsızlığı olanlar ve yaşlılar daha da zor durumda kaldı. Maske takmak zorunda kalan vatandaşlar, bir an önce yangının kontrol altına alınmasını umut ediyor.
Yangın söndürme çalışmalarına karadan 1.777 personel ve 688 araç katılırken, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte hava desteği de yeniden başladı. Orman Genel Müdürlüğü’ne ait 3 helikopter ve 3 yangın söndürme uçağı, alevlere havadan müdahale ederek yangının yayılmasını engellemeye çalışıyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yangının büyük oranda kontrol altına alındığını belirtse de, ekiplerin bölgede teyakkuz halinde beklediğini vurguladı. Başkan Bozbey, “Ekiplerimiz canla başla çalışıyor, ancak rüzgarın etkisiyle yangın zaman zaman kontrolden çıkabiliyor. Tüm imkanlarımızla yangını söndürmek için mücadele ediyoruz,” dedi.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da konuyla ilgili yaptığı açıklamada, 26 Haziran’dan bu yana 33 ilde orman yangınlarıyla ilgili adli soruşturma yürütüldüğünü bildirdi. Bakan Tunç, “Şu ana kadar 97 şüpheli hakkında işlem yapıldı. 21 kişi tutuklandı, 47’si hakkında adli kontrol kararı verildi,” ifadelerini kullandı. Yangınların çıkış nedenleri ve sorumluları hakkında başlatılan soruşturmaların titizlikle sürdürüldüğü belirtildi. Umarız, bu tür felaketlerin bir daha yaşanmaması için gerekli tüm önlemler alınır.
Bursa’daki yangın, hepimize doğanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Umuyoruz ki, alevler bir an önce söner ve bölge halkı en kısa sürede evlerine dönebilir. Ancak, bu acı olaydan çıkaracağımız dersler var. Ormanlarımızı korumak, yangınlara karşı daha bilinçli olmak ve gerekli önlemleri almak hepimizin sorumluluğu.